Mehmed Vahdeddin (1918 – 1922)

Sultan Mehmed Vahdeddin otuz altıncı ve oğlu Osmanlı padişahıdır. Babası Sultan Abdülmecid, annesi Gülistu hanım Efendi’dir. 2 Şubat 1861 tarihinde İstanbul’da hayata merhaba dedi. Babası Sultan Abdülmecid, Sultan Mehmed Vahdeddin’in doğduğu yıl, anası Gülistu hanım Efendi de, o hemen hemen çok küçükken vefat yerindelerdi. Çocuk denecek yaşlarda hem öksüz, hem yetim kalan Sultan Mehmed Vahdeddin, babası Sultan Abdülmecid’in kadınlarından Şayeste hanım’ın büyütüldü.

Sultan Abdülaziz’in saltanatı olduğu henüz bir çocuk olduğundan serbest yetişti. Sultan İkinci Abdülhamid henüz padişah değilken bile olsa ilgilendi. Sultan İkinci Abdülhamid, saltanat senelerında da bu tutumunu değiştirmedi, ona hep kıymet verdi ve onu korudu. Bu zamanda ağabeyinin saltanat yıllarında rahat bir yaşam yaşadı.

Sultan Mehmed Vahdeddin, çok okurdu, okuduğunu iyi anlardı. Eski fıkha ilişik eserler ilgisini çekmişti. Kitabeti ve imlâsı düzgündü. Zekî bir insandı, fikirlerini kâğıt üstüne aktarmakta zorluk çekmezdi. Sultan Mehmed Vahdeddin’in çok nazik bir insan olanı, Viyana’daki yerel bölgelere bununla birlikte yabancıları nezaketine hayran bırakmıştı. Azca mevzuşur, daha çok dinlenmesi sever ve birisini dinlerken pür dikkat kesilirdi.

Sultan Mehmed Reşad, Padişah zamanında, yaşlandı Sultan Mehmed Vahdeddin’den daha büyük olan Sultan Abdülaziz’in oğlu Yusuf İzzeddin veliaht idi.
Yusuf İzzeddin’in ölümü üzerine veliahtlığa Sultan Mehmed Vahdeddin getirildi.

Veliaht olarak ortaya çıktığında, Birinci Dünya Savaşı çıktı. Osmanlı Devleti’nin veliahtı olarak Almanya’ya resmî bir gezi yaptı. Bu seyahatinde yalnız Mustafa Kemal de bulunmuş oldu. Sultan Mehmed Reşad’ın ölümü üzerine, Sultan Altıncı Mehmed Vahdeddin sanı ile padişah oldu.

MONDROS MÜTAREKESİ
30 Ekim 1918 tarihinde, Limni adasında Mondros Limanı’nda Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Orbay’ın Başkanlığı bulunduğunu burada Osmanlı Heyeti ile İngiliz Amiral Calthorp’un Başkanı orada bununla beraber Heyeti arasında imzalı Mondros Mütarekesi ile beraber sonlandı. I. Dünya Savaşını bitiren bu antlaşma aslında çok ağır şartlar taşıyordu. Mondros Mütarekesi’nde Osmanlı Devleti’nin yıkmasıını öngörmekte; Osmanlı Devleti’nin herhangi biriyle, güvenliklerini tehdit ederek bir durumun durumu ile ilgili hakkını tanımakta idi.

Mustafa Kemal bu mütareke ile ilgili olarak söylemiş olduğinidu; Osmanlı Hükümeti bu mutareke ile kendini kayıtsız şartsız düşmana teslim etmeğe muvafakatınızı. Yalnız muvafakat yolu değil, düşmanların memleketi istilâsı için iyi mi muaveneti (kılavuz) de vaad eylemiştir. Bu Mütareke olduğu şeklinde uygulama edilebilir durumda memleketin baştan sona yaklaşıyor ve istilâya maruz olacağı şüphesizdir.

Mondros Ateşkes Antlaşması ile bir antak kalma, bekareden, barış antlaşmasının imzalanmasını, Türk topraklarının taksimine giriştiler. Ateşkes Antlaşmasının 7. Maddesi gereğince, bütün bir memleketin işgali için bir şeyler yapıyoruz.

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın tarihi hükümleri zamanı:

1- Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açıklaması, Karadeniz’e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkâmlarının olması

2- Osmanlı sularındaki tüm torpil tarlaları ve torpido ve kovan mevzilerinin yerleri yerinde gösterilebilir ve onları taramak ve kaldırmak için yardımınızı.

3- Karadeniz’deki torpiller hakkında data verilecektir.

4- Devletin tüm esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız İstanbul’da teslim olunacaktır.

5- Hudutların Güvenliği ve iç asayişin temini varsa, Osmanlı ordusu derhal terhissiniz.

6- Osmanlı harp gemileri teslim edilir, gösterilecek Osmanlı limanlarında gözaltında bulundurulacaktır.

7- Öyle, güvenliklerini tehdit ediyor, bir durumun ortaya çıkması durumunda herhangi bir yerinde yer edinme hakkına sahip olacak.

8- Osmanlı demiryollarından edinilebildiği yerde istifade orada ve Osmanlı ticaret gemileri burada hizmetinde bulundurulacaktır.

9- İtilâfında, Osmanlı tersane ve limanlarındaki vasıtalardan istifade alıyor.

10-Toros Tünelleri, olması ihtiyaç duyulan şeyler olacaktır.

11- İran içlerinde ve Kafkasya’da bulunan Osmanlı kuvvetleri, bulunan ettikleri yerlerden geri çekilecekler.

12- Hükümet haberleşmesi esnasında, telsiz, telgraf ve kabloların kontrolü, Devlete geçecektir.

13- Askerî, ticarî ve denizle ilgili madde ve malzemelerin tahribi önlenecektir.

14- İtilâf kyaşamü, mazot ve yağ maddelerini Türkiye’den temin ediyorlar (Bu maddelerden hiç biri ihraç olunmayacaktır).

15- tüm demiryolları, Devletlerin zabıtası vesilesiyle denetim edilebilir alınacaktır.

16- Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak’taki kuvvetler ve yakın Devletlerin kumandanlarına teslim edilecek.

17- Trablus ve Bingazi’deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*